Muhabir olmak ister misiniz?

Bir Sultan'ı Ziyaret

Sibel Yiğit

Sibel Yiğit

E-Posta : sibelyigit76@yahoo.com

Yıllar yıllar evvel onu ilk kez ziyaret ettiğimde benim için çok özel biri değildi. Yanında olmaktan sonsuz mutlu olmuştum doğru ve sevmiştim onu, hissettirdiği güzel şeylerden dolayı. Ama bu kısacık ziyaret, henüz yeni yeni aydınlanmaya başlamış kalbime ancak hak ettiği kadar bir tesir yapabilmişti. Ve unutmuştum çok geçmeden onun adını bile.

Tasavvufun papatyalı patikaları sonsuza kadar sürecek sanırken ben, gün gelip sarp yokuşlar düşmeye başladığında payıma, televizyon ekranında çıkmıştı bu kez de karşıma. İşte tam o günlerde, eşimin izlediğini görüp ben de izlemeye başlamıştım onu anlatan filmi.

Sevgili mürşidimden duyduklarımı hatırlamıştım filmi izlerken. Ve hayalimde bir fotoğraf ete kemiğe bürünmüştü böylece.

Üsküdar'da olduğunu duyduğumuzda şaşırmıştık mekânının. Ve tekrar ziyaret etmek nasip olana kadar onu, onunla orada evvelce de görüşmüş olduğumu hiç farkedememiştim.

Arabamızı aldığımız gündü. Tıpkı her meselelerini, mübareğin huzuruna varıp duasını almak için bir fırsat bilen Osmanlı gibi doğruca ona gitmiştik o akşam. Sora sora bulduğumuz kabrini görünce, onu yıllar evvel de ziyaret etmiş olduğumu ancak hatırlamıştım. O gün itibariyle Üsküdar, yıllardan sonra yeniden özel bir semt olmuştu bizim için.

Sanki hayymış gibi sığınmıştık mübareğin şefkatli kollarına. Dualar etmiştik orada, dualarını dualarımıza katmasını isteyerek ondan. Rabbimden o gün, aramızda varolduğuna inandığım dostluğun artması ve daim olması dışında birşey isteyememiştim. Dostluğu zira Rabbimin, herşeyden kıymetliydi benim için.

Azîz Mahmûd Hüdâyi Hazretleri'nden daha iyi kim anlayabilirdi beni bu konuda? Ölmeden evvel Allah'a ulaşmayı dileyerek eşiğinden adım attığı Üftâde Hazretleri'nin dergâhında, o da bunun için yanmamış mıydı? Bu uğurda dergâhın kapısında terkettiği kariyer sanmayın ki içinde bir "acaba" oluşturmuştu.

Yaşadığı hakikat dini; karanlıklardan nura çıkartmıştı kalbini de, Mahmûd iken sadece, Azîz Mahmûd yapmıştı onu günün birinde. Dini yaşamanın sağlamasıydı bu netice ve yaşadığımız diyar, sonsuz hamd ve şükrolsun ki aynı neticeye ulaşmış nice Allah dostunu taşımaktaydı bağrında.

Rabbimden şu güzel ramazan gününde duam odur ki; dili, dini, ırkı, görüşü ne olursa olsun, Rabbim tüm kullarına nasip etsin inşaallah O'na dost olmanın sonsuz mutluluğunu ve şerefini. Bu güzel dünyanın güzel insanları sevgiyle kenetlensin böylece. Ve barış olsun ve saadet olsun hep yeryüzünde.

Tek bir dilek o halde ihtiyacımız olan; Allah'a ulaşmayı, dost olmayı dilemek...

Selâm olsun, bu dileği dileyen ve bizlerin de dilemesi için dualar eden, başta Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri olmak üzere tüm erenlere! Rabbim bizleri de sizin gibi sadık dostlarından eylesin inşaallah.

İçten sevgiler herkese...


Sibel Yiğit


İzlenme: 481
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR