Muhabir olmak ister misiniz?

Çocukluğumun Üsküdar'ı

Erdal Gökyıldız

Erdal Gökyıldız

E-Posta : uskudarim@gmail.com

İnternet sitemizi gezinirken "Eski Üsküdar" temasının baskın olduğunu mutlaka farketmişsinizdir.

2004 yılından bu yana Üsküdar'ı anlatan ilk internet sitesi olduğumuzu her fırsatta yeniliyoruz.

Şimdi baktığımızda Üsküdar ile ilgili onlarca site yapıldığını görünce Üsküdar adına çok mutlu oluyoruz. Bizim sitemizi diğer sitelerden ayıran en büyük unsur; Üsküdar Aşkını siz değerli ziyaretçilerimize hissettiriyor olmamızdan kaynaklanıyor.

Üsküdar Aşk'ı  ile yola çıkmak, daha akıllı telefonların adı yokken, hatta internet bile bu kadar hayatımızda değilken bizim Üsküdar için bir internet sitesi kurmamız, bugün düşündükçe bize daima gurur veriyor.

Eğer 80'lerde, 90'larda Üsküdar'da yaşadıysanız veya o yıllarda Üsküdar'ı tanıma fırsatınız olduysa bu sayfalar sizi tam o yıllara, çocukluğunuza götürecek.

Merhum Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre'nin gerek bizzat kendisinden dinlediğim, gerek kitaplarında okuduğum Üsküdar, başka bir güzelmiş. Ben bu güzelliğin ancak bir kısmını yakalayabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Üsküdar Meydanının eski halini, eski balık pazarını, ramazan ayında kurulan çadırı, Beşiktaş motorlarının şimdiki kadar devasa olmadığı zamanları çok şükür gördüm, yaşadım. 

O zamanlar  avrupa yakasına geçmek için binilen Beşiktaş Motor'larının bir başka tadı vardı. Biraz onlardan bahsetmek gerekirse; bu motorlar şimdiki kayıkçı motorları kadar (muhtemelen kayıkçı motorlarını yolcu motoruna çevirerek yapıyorlardı) en fazla 10 kişilik büyüklüğündeydiler. Elinizi uzattığınızda suya değecek kadardı. Sonra bu motorları biraz daha büyüttüler. 15-20 kişilik kapasiteli şimdiki kız kulesi seferi yapan tekne boyutuna getirdiler. Aradan 3-5 sene geçtikten sonra hem kooperatif oldular, hem de şimdiki 50-100-200 kişi kapasiteli devasa gemilere dönüştüler.

80'lerde çocukluğumda Üsküdar'da Tanzim diye bir yer vardı. Şimdiki katlı otoparkın arkasında kiler marketin arsasındaydı. Tanzim denilen yerde kamyon arkasında bağıra çağıra taze meyve sebze satılırdı. Kamyonlar yerinden hiç oynamazdı. Yeni mal geldiğinde kamyonun arkasına kasalar ile dökülürdü. Burası hergün kurulan pazar yeri gibiydi. Üsküdar'da sebze meyve burada diğer dükkanlardan çok ucuz fiyata satılırdı. Hatta hayal meyal hatırladığıma göre daha önce sahilde bir noktada olduğunu hatırlıyorum. Aşağıdaki kalabalığın olduğu nokta sebze meyve satılan tanzimdi.

Mahallemizin bakkalı (merhum) Niyazi Amca vardı. Niyazi Amca bütün mahalleliyi tanırdı. Tezgah'ın altında kara kaplı, ajandadan bozma bir alacak defteri bulunurdu.  Bakkalın arkasında evi vardı. Çok sigara içerdi. Çocukluğumda bir hayli yaşlıydı. Bakkallığı bırakmak istediği her halinden belliydi, sıkıntılıydı.  Çarşı'da açılan büyük marketler Niyazi Amcanın işlerini biraz etkilesede asıl öldürücü darbeyi Carrefour gibi mağazaların açılmasıyla aldı. Oğulları bakkala sebze-meyve reyonları koyarak biraz canlandırmak isteselerde, büyük marketlerin baskısına dayanamayıp kapatmak zorunda kaldı.

Tek kanallı dönemlerde Cumartesi akşamları saat 22:00 gibi Televizyonda Türk Filmi olurdu. Film zamanını heyecanla beklerdik. Bu keyfi zirveye taşımak için Üsküdar'ın en iyi kuruyemişçisi olan Pınar Kuruyemiş'den Japon Çekirdeği alırdık. Bakkal Niyazi Amca'dan da Kola... Japon Çekirdeği o zamanlar çok meşhur bir yemişti. Uzun uzun ve simsiyah olurdu. Şeyh camii'nin birkaç dükkan ilerisindeki bu kuruyemişçi şimdi kapandı. Pınar Kuruyemiş'de çalışanlar hep aynı kişilerdi, sima olarak tanırdık.  Büyüklerim beni 10-15dk. yürüme mesafesindeki Pınar Kuruyemiş'e gönderirken "sakın paketi yolda açma, eve gelince hepbirlikte yiyeceğiz" diye sıkı sıkı tembih ederlerdi. Yol uzun olduğu için paketi açmamak için kendimi zor tutardım. Hatta paketi birkaç kez açıp 10-15dk. süren yolu çekirde çıtlatarak gitmişliğim olmuştu. Paketin açıldığı anlaşılmasın diye kuruyemişçi gibi el çabukluğu ile kapatmaya çalıştıysam da evdekiler "bu paket açılmış, içinden alınmış" diye anlar bana kızarlardı. Daha sonraları kuruyemişçiye gidişimde çok dikkat ettim ancak bir türlü nasıl o kadar çabuk ve şifreli katladıklarını çözemedim.

Üsküdar'a dair çocukluğumda aklımda kalan birçok anı ve yer var. Bunları sizinle paylaşmaktan büyük keyif alıyorum. Umarım okurken sizler de keyif alırsınız.





İzlenme: 1483
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ÇOK OKUNANLAR


  • Haber bulunamadı

FOTO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
15 hit, 10 ziyaretçi, 11 ziyaret
Bu ay:
930 hit, 371 ziyaretçi, 416 ziyaret
Toplam:
72185 hit, 24280 ziyaretçi, 26667 ziyaret