Muhabir olmak ister misiniz?

Fatih Üsküdarda Yargılandı

02 Mart 2015 Pazartesi 12:35
fatih-uskudarda-yargilandi

Karar: İki eli kesilecek

Evliya Çelebi’nin “Seyahatname”sinde bir olay aktarılır.

İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet, Rum Mimar  Khristodoulos'a büyük bir cami yapmasını ister… Yapılacak camii'nin Ayasofya’dan bile büyük olmasını emreder. Rum Mimar işe koyulur. Estetik ve sanat bakımından daha mükemmel olabilmesi düşüncesiyle, çok önceleri Bizans imparatoru tarafından Mısır’dan getirilen ve Fatih tarafından bu yapıda kullanılması istenilen çok kıymetli sütunlar vardır.

Bu dev caminin yapımında kullanılacak olan sütunlar oldukça uzundur. Rum Mimar  Khristodoulos ölçer biçer ama sütunların bu uzunlukla kubbeyi ayakta tutması çok zordur. Sütunlar 3 arşın (Yaklaşık 2 metre 25 santim) kadar kısaltılır. Kubbe bu sütunların üzerine oturtulur…

İnşaat biter. Fatih Sultan Mehmet, camiyi görünce sinirlenir. Rum Mimar Khristodoulos'a neden Ayasofya’dan daha küçük olduğunu sorar. Mimar, yapının depreme dayanıklı olmayacağını o yüzden sütunları kestirmek ve kubbeyi küçük tutmak zorunda kaldığını söyler. Söyler ama Fatih, mimarın hem Ayasofya’yı (emrine rağmen) özellikle kayırdığını düşündüğü için hem de kendinden izin alınmadan böyle bir işe kalkıştığı için cezasını verir. Fatih Sultan Mehmet, mimarın mahkemede yargılanmasına fırsat vermeden kendi kararıyla sütunları kesen ellerin kesilmesi emrini verir. Emir uygulanır ve Mimar Khristodoulos'un elleri kesilir…

Rum Mimar, elleri haksız yere kesildiği için padişahı dava etmeye karar verir. Galata ve Eyüp kadılarının kapılarını çalar. Fakat kadılar padişahı yargılamayı göze alamaz.

Rum Mimar, İstanbul’un ilk kadısı olan  Hızır Bey’e gider. Kadı bizzat Fatih Sultan Mehmet tarafından atanmış bir kadıdır. Osmanlı adaletini simgeleyen Kadı Hızır Bey, mimarı dinleyip dava açılması için haklı sebep olduğuna kanaat getirir ve Fatih Sultan Mehmet’in mahkeme edilmesine karar verir…

Fatih Sultan Mehmet’in hatası mahkeme edilmeden birini suçlu bulması ve cezasını vermesidir. Kadı Hızır Bey yargılamayı günümüzde Üsküdar, Gülfem Hatun Mahallesi eski Mahkeme Sokak’ta bulunan Mahkeme Binası’nda yapar.

Fatih Sultan Mehmet mahkemeye bizzat gelir ve savunmasını yapar. Fakat Kadı bu savunmada ikna olmaz. Hüküm kesindir. Kısasa kısas yani sultanın da elleri kesilecektir.

Hükmü duyan Rum Mimar şikayetini geri çeker. Hızır Bey, şikayetin geri çekilmesi üzerine cezayı maddi tazminata çevirir ve mimara yüklü bir miktarda para verilmesine karar verir…

Yargılama bittikten sonra Fatih Sultan Mehmet, belindeki topuzu çıkartarak Hızır Bey’e “Eğer sen Allah’ın hükmünü uygulamasaydın ve benim ellerimin kesilmesine hükmetmeseydin bu topuz ile kafanı paramparça ederdim” der….

Kadı, beyim sen mahkemenin kurallarına uymasaydın, postunun altındaki kılıcı gösterip seni bu kılıç ile öldürürdüm der.

Rum Mimar Khristodoulos, Osmanlı İmparatorluğu’nun adaleti karşısında ne diyeceğini bilemez. Müslümanlığı seçip Atik Sinan Paşa adını aldı.

Mimarın yaptığı bu cami gerçekten de 1766 depreminde yıkılmış, yerine Fatih Külliyesi yapılmıştır.

Dipnotlar: 1) Bu hadise; Arhur Lumley Davits’in Türk Dili Grameri, Tarihçi Hammer tarafından tercümesi yapılan Narrative of travels in Europe, Evliya Çelebi’nin yazma seyahathamesi, Tevarih-i Ali Osman gibi bir çok kaynakta yer almaktadır. 2) Hızır Bey Çelebi / A. Süheyl Ünver.



Haber okunma sayısı: 1307

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER